ilginç Bilgiler:
Günümüzün En Ünlü Komplo Teorileri
51.bölge (Roswell hadisesi)

Rosswell olayı bugüne kadar en çok konuşulan UFO olaylarının başında geliyor. Hatta Rosswell olayı o kadar çok ses getirdi ki, yarattığı karışıklık “Roswell Sendromu” olarak adlandırıldı. Her şey 7 Temmuz 1947’de RAAF (Avustralya Hava Kuvvetleri) personelinin New Mexico yakınlarında bir çiftlik üzerinde uçan “çay tabağına benzer bir cismi” rapor etmesiyle başladı. Ardından Amerika Birleşik Devletleri bu cismin bir balon olduğunu açıkladı. Amerikan hükümetinin bu pek de tatmin etmeyen garip açıklaması birçok komplo teorisinin üretilmesine yol açtı.

Genel kanı bu uçan cismin bir uzay gemisi olduğu, tespit edildikten kısa bir süre sonra teknik bir aksaklıktan dolayı yere düştüğü ve içinde bugüne dek rastlanılmamış yaşam formlarıyla karşılaşıldığı yönünde gelişti. Bugün teorisyenler arasındaki genel kanı, dünya dışı bu yaşam formlarının Las Vegas yakınındaki 51.Bölge’de saklandığı. Bunun yanında bu teorinin birden çok görgü tanığı ve şahit tarafından da desteklendiğini söylemek gerek.

 

AIDS mikrobunun kökeni

AIDS mikrobunun kökeni ile ilgili bir çok komplo teorisi olsa da onların en popüleri AIDS mikrobunun CIA tarafından Pentagon için özel olarak üretilmiş bir biyolojik silah olduğu. Amacı ise düşük sınıflara mensup Amerikan vatandaşlarını ve Amerika’da yaşayan Afrika kökenli kişileri “temizlemek”

Fakat birçok bilim adamı bu şekilde düşünmüyor. Virüsün 1930’lu yıllarda Afrika’da ortaya çıktığı ve ardından maymunlar ve insanlar aracılığıyla dünyaya yayıldığı ifade ediliyor.

 

John F Kennedy suikasti

22 Kasım 1963 yılında tarihin en ünlü politikacılarından biri olan John F Kennedy bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Kafasından kurşunlanarak öldürüldüğünde içinde karısının da bulunduğu üstü açık bir limuzin Teksas’a doğru yol alıyordu. Yaklaşık 10 aylık bir araştırmanın ve yasal sürecin sonrasında suikastten Harvey Oswald isimli bir kişi sorumlu tutuldu. Ancak bu sonuç toplumu pek de tatmin etmedi.

Genel kanı Harvey Oswald ile birlikte bir kişinin daha suikaste ortak olduğu ve bu ortağın bir keskin nişancı olduğu yönündeydi. Yaygın kanaate göre bu suikast FBI ve KGB tarafından düzenlenen bir ortak operasyondu ve Harvey Oswald bu operasyonun üzerini örtmek için kullanılmıştı.

 

11 Eylül’ün gizemi

11 Eylül birçok insan için elbette son derece trajik bir tarih olarak kayıtlara geçti. Washington’da bulunan dünya ticaret merkezine çarpan ve bir grup radikal İslam örgütü tarafından kaçırılmış olduğu iddia edilen uçaklar büyük bir felakete sebep oldu. Bu olayın ilk günlerinden başlayarak tüm suçlamalar, Amerikan hükümeti başta olmak üzere tüm dünya medyası tarafından El Kaide’ye ve onun üzerinden tüm İslami örgütlere yöneltildi.

Ancak bugün birçok insanın düşüncesi, bu saldırının Amerikan hükümeti tarafından düzenlendiği ve Amerika’nın bu sayede İslam coğrafyalarına düzenlemek istediği saldırıları halkı gözünde haklı çıkartmaya çalıştığı yönünde. Bugün sadece küçük bir internet araştırması sonucunda siz de bu görüşü destekleyen hayli ikna edici kanıtlar bulabilirsiniz.

 

Sürüngen uzaylılar

“Sürüngen uzaylılar” teorisinin sahibi ünlü komplo teorisyeni David Icke. Şunu da belirtmekte fayda var ki David Icke aynı zamanda şekil değiştirme yeteneğine sahip bu sürüngenimsi uzaylıların istedikleri politikacının şekline bürünerek dünyanın kontrolünü ellerinde tuttukları teorisinin de mimarı! Bugün tüm dünya tarafından tanınmış güçlü politikacıların bu sürüngenimsi uzaylılar ırkına mensup olduğu da iddialar arasında.

 

Gerçekten aya ayak basıldı mı?

Bu komplo teorisine göre aslında NASA’nın aya ayak basma projesi hiçbir zaman gerçekleşmedi. Yani insanoğlunun aya ayak basması dünya çapında yapılmış tatsız bir şakaydı sadece. Teorisyenlerin iddiasına göre aya çıkıldığı iddia edilen tarihte NASA’nın elinde bunu yapabilecek kadar gelişmiş bir teknoloji mevcut değildi. Bu nedenle NASA Stanley Kubrick yardımıyla son derece gerçekçi bir film hazırladı ve tüm dünyaya bunu servis etti.

Teorisyenlerin elini güçlendiren en önemli bulgulardan bir tanesi ise Edwin Aldrin tarafından aya dikilen Amerikan bayrağının bu esnada dalgalanıyor oluşuydu. Çünkü ayda dünyamızdaki gibi bir rüzgâr bulunmuyor. Daha çok tam tersi biçimde vakum etkisi olarak adlandırabileceğimiz bir durum söz konusu.

Her ne kadar daha sonra NASA bu iddialarla ilgili zaman zaman çeşitli açıklamalar yapmış olsa da, komplo teorisyenlerini pek ikna etmişe benzemiyor.

 

Gizli örgütler ve yeni dünya düzeni

Hepimizin dünyadaki birkaç gizli örgüt tarafından kontrol edilen kuklalar olduğumuz hayal edin! Böylesine büyük bir hakimiyet ve güçle yapamayacağınız ne olabilir ki? İddialar Illuminati ve benzer örgütlerin tüm dünyanın siyasi ve ekonomik dengelerini ellerinde bulundurdukları ve bu hâkimiyeti “yeni dünya düzeni” adı verilen bir tek dünya devletine ulaşmak için kullandıkları yönünde.

 

Kim bu William Shakespeare?

Elbette hepimiz William Shakespeare’i tanıyoruz. Verdiği eserlerle çağının ve çağımızın en ünlü isimlerinden bir tanesi. Bugün bile kitapları okunmaya, yazdığı oyunlar tiyatrolarda sergilenmeye devam ediyor. Konumuza dönecek olursak, Shakespeare ile ilgili komplo teorisi bazı eserlerinin gerçekten ona ait olup olmadığıyla ilgili.

Eserlerinin bazılarının Francis Bacon, Christopher Marlowe gibi isimlere ait olduğunu düşünen insanların sayısı hiç de azımsanmayacak düzeyde. Elbette bu teoriyi destekleyecek yeteri kadar kanıt yok. Ancak ilginç olan Shakespeare’in hayatının detaylarını bizlere anlatabilecek kadar yeterli bilginin de elimizde olmayışı.

 

Prenses Diana’nın ölümü

Galler ülkesinin ünlü prensesi Diana 31 Ağustos 1997 yılında bir araba kazasında hayatını kaybetti. Aynı arabada prensesle birlikte seyahat etmekte olan erkek arkadaşı Dodi Fayed ve şoför Henri Paul da hayatını kaybedenler arasındaydı. Prensesin ölümü tüm dünyadan sevenlerini yasa boğdu. Çoğu kişi bunun bir suikast olduğuna inandı ve bununla ilgili birçok komplo teorisi üretildi.

Bunların en ünlüsü Fayed ile olan ilişkisine onay vermeyen kraliyet ailesinin MI6 (istihbarat örgütü) eliyle Prenses Diana’yı ortadan kaldırmış olmasıdır.

 

Küresel ısınma koca bir yalandan mı ibaret?

Bugün tüm dünya küresel ısınmayı ve geleceğimiz ne yönde şekillendireceğini konuşuyor. Ancak bir grup var ki, küresel ısınmanın bazı büyük devletler tarafından insanlığın sosyal reflekslerini ölçmek ve kontrol altında tutmak için uydurulduğunu iddia ediyor.



Milliyet
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kök hücreler yaşlı kalpleri gençleştiriyor!
Genç farelerin kalplerinden alınan kök hücreler yaşlı farelere enjekte edildiğinde hayvanların kalpleri...

Haberi Oku