< ilginç haber.com > Türkiye'nin en ilginç haber sitesi :)   

 
 
ÜYE OL | ÜYE GİRİŞİ | ŞİFREMİ UNUTTUM?FAVORİLERİM | ARŞİV ARA
 

Sözün bittiği an :=?

 
 
ANASAYFA

BUNLARDA VAR

MAZİDE KALANLAR

EN YENİLER

FAVORİLERİM

EN İLGİNÇLER

ÇOK OKUNANLAR

ÇOK YORUMLANANLAR

POPÜLER YORUMCULAR

HABER PAYLAŞ

Haber Ara

Add to Google

 Rss Okuyucu

 
Anasayfa 28 Ağustos 2008, Perşembe 

Türkler neden kendinden şikayet eder???

Haberin Okunma Sayısı: 752

Ticari takside şoförün yanına yalnız Türkler oturur", "Gazete kağıdını yalnızca Türkler sofra bezi olarak kullanır", "Sokaktaki kavgayı yalnız Türkler seyreder" Peki ama neden?

Sokaktaki kavgayı ve trafik kazasını ancak Türkler seyreder.? ?Ticari takside şoförün yanına oturan Türk?ten başkası değildir.? ?Gazete kağıdını, cam silme bezi, külah, mendil, sofra bezi ve kesekağıdı olarak sadece Türkler kullanır.?

Kendimize bir başkası olarak bakıyoruz Yazar ve sosyolog Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, ?Türkleri Anlama Kılavuz?larının neden ortaya çıktığı üzerine düşünmemiz gerektiğini belirtiyor ve ?Yirmi yıl önce Türkler akıllı ve zeki bulunurken ?biz Türkler? söylemi, başkalığımızı vurgulayan ve bu vurguyu olağanüstü ögeler barındıran endam aynasında sunarken, şimdi neden kendimize bir başkası olarak bakıyoruz?? diye soruyor. ?Biz kimiz?? sorusuna verdiğimiz cevabın, Avrupalının ya da Amerikalının bize dair oluşturduğu imajlardan beslendiğinin altını çiziyor ve ekliyor: ?Kendimizi doğrudan idrak etmek yerine, ötekinin söylemine sığınarak entelektüel olmanın kolaycılığı gittikçe ağır basıyor. Adapazarı?ndan öteye geçmemişlerin, en az üç kuşağın izini sürmemiş insanların komiklik unsuru olarak Türk insanının davranışını ötekileştirmeye kalkmasının geri planında, Avrupa Birliği eşiğinde beklemenin yarattığı düşünsel fıtık var.?

Yazar ve şair Şaban Abak, İslam inanç ve kültür atmosferinde doğup büyümüş ve bunu benimsemiş bir insanın bu tür şeyleri okusa bile gülünç ve yadırgatıcı bulacağını sanmadığını ifade ediyor, şöyle diyor: ?Yazanlar gibi okuyanlar da yabancılar ve yabancılaşmış olanlardır. Bu durumda Türk?ün Türk?e antitürk propagandasından değil, etnik kimliğinden eziklik duyanlarla, Müslümanca yaşama biçimimize içinden diş bileyenlerin aslında kendilerini gülünç duruma düşürücü nitelikte bir saldırısından söz edebiliriz.?

Yazar Nihat Genç ise içinde yaşadığı halkın tavırlarını gülünesi bulanların kültür, meleke, beceri, marifet, anlayış, izan ve birikimden yoksun olduklarını öne sürerek devam ediyor: ?Ama onlarda tarifsiz bir halkla, sokakla ?geyik çevirme?, kendi başlarına ve kendi aralarında eğlenme iştahları var. Bu medya yazarlarını bu saatten sonra yatıştırmamız, akıllandırmamız mümkün değildir. Asırlar sonra da bu yayınlar kütüphanelerde bulunacak, nasıl kepaze dönemler yaşadığımızı göreceğiz. Çünkü bu maskaralıklar, dünyanın en büyük soygunu yapılırken, bankalardan kimilerinin patronları tarafından yüz milyar dolar soyulurken oluyordu.?

Yaşanan sürecin, önümüzdeki zamanlarda neler getirip bizi neyle karşılaştıracağını bu tespitlerden sonra kestirmek çok da zor değil. Ancak Cemil Meriç?in yıllar önce serdettiği cümleler, hem işin içyüzüne özet bir bakış sunuyor, hem de bu sürecin başlangıcının bugünden çok daha gerilerde olduğunu gösteriyor: ?Her dudakta aynı rezil şikâyet; yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye?nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır.?

Tanzimat?la başlayan dramatik bir öykü bu Son yirmi beş yılda medyamız, halkını, tarihini ve kültürünü aşağılayan, sokaktaki insanı beğenmeyip alay ederek eğlenen bir aydın türüyle doldu taştı. Hatta medyanın karakteri bu aydınlar oldu. Tuhaf bir kibirleri, kimseyi beğenmez bir halleri var. Burunları büyük. Ama kendileri fazlasıyla küçük. Bilgileri, kültürleri, analizleri, dünyada olup bitenleri yorumlama güçleri zayıf. Ama varsa yoksa sokaktaki sıradan insanları ortaya alıp geyik çevirmek. Yok Türk buymuş, yok şuymuş gibi, ancak gece yarıları köy kahvehanesi ve odasında, o da köyün muhtar ve ileri gelenleri yatmaya gittikten sonra, ergen köylü çocuklarının çevirdikleri bir geyik. Tanzimat?la başlayan, Hacivat kültürü, yani bilgi ve kültürünü başa kakarak, başkasını beğenmeyip kendisini överek gösteren aydın kuşağının dramatik öyküsüdür bu. Bu toprakların en derin trajedisi budur: Trajediye konu olan insanlar, hokkabazlığa başlamışsa orada insanlık, vicdan, kültür, tükenmiş demektir. Kendimizden nefret ettiğimizin göstergesi

Mizah yoluyla, hayatımızda var olan çelişkilerin dile getirilmesi, bir yönüyle toplumun kendi kendini eleştirisi gibi görünebilir. Öyle olsaydı bu sağlık işareti sayılırdı. Ama bence sorun derinlerde ve aslında kendimizi reddetmemizin son zamanlarda bulduğumuz ilginç ifade biçimlerinden biridir. Kafkasların bir sözü var: ?Bizi Rus orduları değil, Puşkin ve Puşkin?le gelen Rus kültürü yendi?. Puşkin, Habeşistanlı bir dedenin torunuydu. Rus kültürünü zirveye taşıdı. Şimdi kültürü şairler, gerçek sanatçılar, bilgeler taşımıyor. Medya, eğitim kurumları ve bizim gibi ülkelerde resmî toplumun taşıyıcı araçları taşıyor. Burada trajik olan, dindar kesimlerin de bu sürece katılmış olması. Mizah yoluyla insanlar kendi kültürel değerlerini küçümsüyorlar, aslında reddediyorlar. Ben buna ?Self Hater Sendromu? diyorum. Self Hater, İsrail?de, ?kendinden nefret edenlere? verilen isimdir. Gizlesek de, dürüstçe söylesek de kendimizden nefret ediyoruz.

?KOMİK TAVIRLAR?IN CİDDİ AÇIKLAMALARI Fatma Karabıyık Barbarosoğlu ?Ticari takside, arka koltuğa değil de şoförün yanına oturan Türk?ten başkası değildir.?

Taksiye bindiği zaman Türklerin şoförün yanına oturması, taksici karşısında kendisini işveren olarak görmemesinden. Bu tavrın kökeninde geçmişten gelen binek kültürünün izleri var. Biri sizi terkisine aldığı zaman siz onun misafirisinizdir. Taksiye binen geleneksel zihniyetteki kişi, kendisini şoför karşısında terkiye alınmış gibi hissediyor. Ama insanlar modernleştikçe, taksiye bindiği zaman şoförü ve arabasını kiraladığını düşünerek isteklerde bulunuyor. Ayrıca geleneksel zihniyetteki insanlar için aynı zamanın ve mekanın içinde bulunduğun birisi ile sohbet etmemek gönül büyüklüğüne ve kibre delalet eder. Onun için şoförün yanına oturulur ve sanki dün ayrılınmış gibi sıcak bir sohbete başlanır.

?Gazete kâğıdını, cam silme bezi, külah, mendil, sofra bezi, kesekağıdı gibi çok amaçlı olarak en iyi şekilde kullanan sadece Türklerdir.?

Kâğıdı, çok amaçlı işlevsel bir hale getirmek, israf etmeme ve kağıda azami değer verme ile ilgili olmalı diye düşünüyorum. ?Kullan at? kültürüne ve fonksiyonel tüketim kodlarına uzak olma ile bağlantılandırılabilecek bir durum aynı zamanda. Bu ve benzeri şeyler, bizim zekamızla ilgili şeylerdi ve bununla övünürdük eskiden. Şimdi ayıplıyor, aşağılıyor ve komiklik unsuru olarak dalga geçiyoruz. Çünkü ?Normal ve zeki olan Avrupalıdır.? diye kabul edip Avrupalı insan tavrına uyduğumuz sürece kendimizi normal, uymadığımız sürece anormal sayıyoruz. Üstelik kendimizi aşağılamak için bulduğumuz ölçü şu: Avrupa?nın en kültürlü ve zengin tabakası ile Türkiye insanının en kültürsüz ve en fakir tabakasını mukayese etmek. Sonuç: Ortaya çıkan ?biz? dayanılmayacak kadar kötüdür.

?Televizyon ya da sinemada film seyrederken, filmin oyuncularıyla muhatap olup ?dur gitme, öldürecekler seni? diyen sadece Türk seyircisidir.

TV filmine müdahale etmek, hayata müdahale etmek gibi bir şey. Kötü olana karşı tavrını seyirlik bir malzeme esnasında bile ortaya koyarak, kötüyü değerli haline getirmemeye çalışıyor geleneksel sinema seyircisi. Çünkü kötü ve kötülük karşısında tepkisiz bir seyirci olursa o kötülüğü kabul eden konumunda olmaktan korkuyor. Bu korkuda dinî bir hassasiyetin izleri var.

Şaban Abak ?Lokantada hesabı ödemek için ancak Türkler tartışır ve parayı masanın altında sayar.? Hesap ödemek için yarışma, cömertliğimizin, sevdiğimiz, saydığımız, değer verdiğimiz insanlara ?ikram? etmeyi yüceltişimizin yansımalarından biridir. İnsanların bölüşmesi, karşılıksız vermesi medeniliğin, başkalarından alma ve tek başına yeme ise bir tür vahşiliğin kalıntılarıdır. Biz Türkler ve genel olarak İslam kültür dairesindeki halklar, ?Veren el alan elden üstündür? prensibince yaşıyoruz. Elimizde olanı, kendimizde olanı vermemiz, yedirip içirmemiz manevi bakımdan zenginleşmemizdir. Kültürel atmosferimize tümüyle yabancı olanların, bu türden davranışlarımızı yadırgamaları anlaşılır bir şeydir. Hesabın gizlice ödenmesi ise tevazu gereği miktarının bilinmemesi içindir. Gönlümüzün zenginliği, ikramımızın sınırsız olmasını arzu eder, ama ne yazık ki kağıda yazılı rakam bir sınırlılık ifade etmektedir. Rakamı gizlemekle, ikramda bulunduğumuz dostlarımıza sonsuzluk kapısını ve gönlümüzün hazinelerini de açık tutmuş gibi oluruz.

?Ancak Türkler, evlerinin bir odasını hiç kullanmaz ve bu kullanılmayan odanın adı ?misafir odası?dır.? Keza evlerin bir odasının özene bezene döşenip ?misafir odası? olarak ayrılması ve ev halkınca kullanılmaması da insan sevgimizden ve sevgimiz için bedel ödeme kültürümüzden geliyor. Tanıdık tanımadık bütün insanları evimize misafir olarak kabul etmeye, yedirip içirmeye, güler yüz tatlı dil göstermeye hazır olduğumuzun ve bu işler için büyük fedakârlıkla evimizin en güzel odasını, en kıymetli eşyalarını yalnızca onlar için; misafirlerimiz için hazır tuttuğumuzun övünülesi bir göstergesidir. Manevi hazları tatmamış, bedeni istek ve keyiflere mahkum olmuş olanların anlaması zordur; ama imkânsız değildir.

( Burhan Eren/zaman )
 
Bu Haber için anahtar sözcükler: 
 
 Habere Puan Ver: Haber Puanı: 20
Dikkat: Sitemize Üye olmadan puan veremezsiniz.
Arkadaşımın E-Posta Adresi:
 
  
Yorum yazmak için tıklayınız.
 BU HABERLE ALAKALI HABERLER Okunma Sayısı
  • Alkol, kadına yüzde 40 daha zararlı
  • 382
  • Kansere karşı fındık ve fasulye
  • 367
  • Göktaşı hırsızları yakalandı...
  • 366
  • Papazın derisinden yapılan kitap satılık
  • 1047
  • Dövmeli penis fotoğrafına soruşturma!
  • 1323
  • Alman mucit seks robotu icat etti...
  • 2811
  • Sigarayı bırakana 50 milyon lira zam...
  • 416
  • Denizde Robinson hayatı yaşayacak
  • 940
  • “Kızlığımı plastik muzla bozdular”
  • 2424
  • Harika hap, zihin açıp dinlendiriyor
  • 541
  • Gizemli yazıları kimse çözemiyor!
  • 1052
  • Antartika'da 700 yeni canlı keşfedildi!
  • 764
  • İnsanoğlu zekasını balığa borçlu!
  • 473
  • Sigara İçen Varsa İzlesin! (VİDEO)
  • 2708
  • 3 kilo spaghetti yedi, hala iştahlı
  • 9648
     
     
      Linkler

    güzellik

    Erhan El Aletleri

    telsiz

    çelik kapı

    perde

    Güvenlik Sistemleri

    Anlaşmalı Matbaa

    kauçuk

    Satılık Domainler

    özel itiraf

    otomobil

    stand

    forex

      Popüler Yorumcular
     1.süperkız
     2.weycell
     3.kutadgubilig
     4.tuğçe
     5.oya
      En İlginç Haberler
     Abdest alma oto...
     İnterneti karıs...
     Japonlar Van Gö...
     İnek gübresinde...
     En büyük yolcu ...
      Bunlarda Var
     Bir karafatmanı...
     Herşeyin ilkini...
     İşte 2007'nin e...
     Bu reklam filmi...
     En iyi ve en kö...
      Mazide Kalanlar
     Şampiyonaya bir...
     Anzer balı...
     ?kürk giyeceğim...
     ?No smoking? ye...
     Rejimler IQ düş...
      Favori Haberlerim
       

    İlgincHaber.Com © 2007 

     

    Açılış Sayfası Yapın | Favorilere Ekleyin | Tavsiye Edin | Reklam Verin